Blog

29 Haziran 2008

Sinop Erfelek: 28 – 29 Haziran 2008

Sinop harika bir şehir. Ne kadar anlatabilirim ki, görmeniz lazım. (Yalnız hiç iz bırakmadan)İnsanın ruhunu dinlendiren ve huzur veren doğaya saygısızlık; bırakılan pet ve bira şişeleri, poşetler.

Ben Sinop’a tekrar gitmek istiyorum.Belki de daha uzun süre. Erfelek Şelalerine bayıldım. İlk şelale de çok güzel diğerleri de, ışıkla değişen turkuaz rengi harikaydı. Küçük bir kaza geçirdik ama bu tekrar şelalere gitmek ve fark edemediklerimizi görmek için bir sebep bence.

Sinop Kapalı Cezaevi devasa bir yer. Hem bulunduğu konum ve amacı hem de orada yaşanan anıların ve mahkumiyetin ağırlığı… Diziden kalan sıcaklığı da unutmamak gerek. Denize bakmak rahatlatıyor insanı. Deniz mavi ve durgun. Denizin kokusu duvarlara sinmiş. Özgürlük hayattaki en güzel şey diyorum içimden.

Doğada atacağımız her adımda farklı güzellikler ve süprizler bizi bekliyor olabilir. Yürüyüş kurallarına uymak ve dikkatli olmak gerekiyor. Yaşadığımız ülkeyi ve yaşadığımız coğrafyayı tanımak çok keyifli. Kastomonu da etli ekmek molası verdik, dönüş yolunda. Dağın bir eteğinde saat kulesi bir eteğinde kalesi bize ne zaman geliceksiniz der gibiydiler.

Kumanyalarla hazırlanan kahvaltı ve öğla yemeği harikaydı. Gerze sahilinde topladığım birkaç yabani erik hala masamda.

Böyle güzel bir organizasyondan dolayı Minadiye Hanım ve Fatma Hanım a çok teşekkür ediyorum. Ekipçe harikaydık,dolu dolu iki gün geçirdik. İbrahim Bey in objektifiyle  de gezimiz hayat buldu, ellerine sağlık. Bu arada Zati Bey de ihtiyacımız olduğunda bir telefon kadar uzaktı bize.

Kendinize ve doğaya iyi bakın. Görüşmek üzere.

Derya Ayran

Gezi Anıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir